Belkide bu kadar mutsuz olmamız dışardaki o hayatı çok yaşadığımız içindir...
Fazla konuşkan ,fazla paylaşımcı ,fazla acı çeken ,fazla bel bağlayan,fazla tüketen insanlar olduğumuz için hayat bize bu kadar çekilmez geliyordur kimbilir...
Her insan gizemli kalmalı öyle duvarlarımızı berraklaştırırsak canımızı çok acıtırlar acımızıda bilirler ,sevinçlerimizde , zaaflarımızıda... bilmekle de kalmazlar...
İnsana soğuk gelmeyen bir duvar rengi seçmeli kendine, örmeli duvarlarımızı kiminin ki boyunu aşmalı kiminin ağız hizasında kalmalı kiminki kalp hizasında... ama mutlaka örmeli duvarları! ''Yaslan hayat sana zor geldiğinde duvarın arkasına alma kimseyi bırak mahremin kalsın! otur saatlerce, dertleş kendinle bagır ,cagır, ağla ,zırla lakin duvarın arkasında kalsın...'' Ağlamak ,üzülmek insana verilen kıymetli dugulardır göz önüne serme !Herkes kendi üzüntüsünü kendi can acısını bilir...
Kücüktük her cocugun önüne serdik oyuncaklarımızı lakin büyüdük duygularımızı toplayalım insanlardan... Sahip çıkalım kırdırtmayalım! Duygu israfına,kıymetsizleştirmeye ne gerek var karakutu misali yaşayalım bazı duygularımızı...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder